0542 527 13 06

İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca iş hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde mahkemeye dava açma sürecinden önce “arabulucuya başvuru” şartı getirilmiştir.

Arabuluculuk ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk olmak üzere iki şekildedir:

İhtiyari arabuluculuk, tarafların bir arabulucuya gitme zorunluluğu olmadığı halde uyuşmazlığın çözümü için dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı tercih etmesidir. Taraflar üzerinde tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığıyla ilgili konularda ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurabilirler.

Zorunlu arabuluculuk ise bazı uyuşmazlıklar için mahkemeye dava açmadan önce arabulucuya gitme zorunluluğu vardır. Zorunlu arabuluculuk iş hukukuna konu olan bazı durumlarda dava şartıdır. Yani taraflar arabulucuya başvurmadan dava yolunu tercih edemezler.

İşçi ve işveren arasındaki anlaşmazlıklara ilişkin arabuluculuk sistemini getiren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 12.10.2017 tarihinde kabul edilerek yasalaşmıştır. Bu kanun 25.10.2017 tarihinde Resmî Gazete ’de yayınlanmıştır. Buna göre 7036 Sayılı Kanunun 3. Maddesine göre ‘kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.’

Zorunlu arabuluculuk iş hukukundaki şu davalarda dava şartıdır:

1-İşe iade davalarında

2-İşçilik alacaklarına ve işçi-işveren arasındaki tazminata ilişkin davalarda (Kıdem tazminatı, İhbar Tazminatı, Fazla Çalışma Ücreti alacağı, Yıllık İzin Ücreti Alacağı, Ulusal bayram ve Genel Tatil Ücreti Alacağı vs)

Ancak İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları söz konusu ise dava şartı olarak arabulucuya başvuru şartı yoktur. Taraflar isterse İhtiyari Arabuluculuk Kurumundan faydalanabilmektedirler.

Dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru halinde; arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.

Arabuluculuk süreci tamamen gönüllü olarak yönetilecek bir süreçtir ve tarafların anlaşma gibi bir zorunlulukları bulunmamaktadır. Taraflar isterlerse avukatları ile birlikte arabuluculuk görüşmelerine katılabilirler. Anlaşmaya varılamaması halinde davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek suretiyle dava açma hakkına sahip olacaktır.

İşe iade davaları bakımından, iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri

uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Anlaşmaya varılması hâlinde ise üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.

Arabuluculuk; alternatif bir uyuşmazlık çözüm yolu olup alternatif uyuşmazlık çözüm yolları tarafların dostane bir şekilde anlaşmasını sağlar. Tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığı tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle çözmelerinde kullanabilecekleri en etkili yöntemdir. Uyuşmazlığın mahkeme dışı, hızlı ve kesin bir şekilde çözülmesini amaçlar.

30/01/2019
Stj.Av. Azime Ebru Taşova